Site Rengi


MASKE MESAFE HİJYEN Ocak 2021

MASKE MESAFE HİJYEN Ocak 2021

 MASKE, MESAFE, HİJYEN

1 Aralık 2019 tarihinde Çin Halk Cumhuriyeti’nin Wuhan kentinde ortaya çıkan Covid-19 pandemisi kısa zamanda bütün dünyada etkisini gösteren bir salgın haline geldi. Ateş, kuru öksürük, halsizlik gibi sık görülen şikayetlere daha az sıklıkta ağrı, sızı, boğaz ağrısı, baş ağrısı, tat ve koku alma duyusunun kaybı, nefes darlığı gibi fiziksel belirtiler eşlik eder.

Covid-19 pandemisi bu fiziksel belirtilerle kendini gösterirken tüm yaş gruplarında ruhsal sorunlara da yol açtığı kesindir. Ekonomik belirsizliklerle birlikte evde çocuklarına bakmak zorunda kalan yetişkinler iş ve evde eğitim arasında denge kurmanın zorluklarını yaşıyor. Okullarından uzak kalan öğrenciler için de durum daha zor hale geldi.

Zihinsel olarak çökkünlük, ağlamaklı olma ya da umutsuzluk duyguları depresif semptomlar olarak görülebilir. Gerginlik, kaygı, aşırı sinirlilik gibi kaygı bozukluğu (anksiyete) belirtileri de sık görülür. Yetişkinler bu durumla başa çıkabilmek ve kaygıyı azaltabilmek için alkol ve madde kullanımına yönelebilirler. Bu sağlıksız başa çıkma davranışları kaygıyı kısa süreli azaltsa da sonrasında daha şiddetli bir şekilde yaşayabilir. Çocuklarda bu belirtiler her zaman açık bir şekilde görülmeyebilir. Huy ve davranış değişiklikleri şeklinde de kendini gösterebilir.

Yetişkinlerde ve çocuklarda bu duygusal ve davranışsal belirtiler; mesleki, ailevi, sosyal ve akademik işlevsellikte bozulmaya neden olabilir. Kuşkusuz herkes covid-19 hastalığına aynı tepkiyi vermiyor. Kişinin olayı nasıl algıladığı, benlik gücü, kişinin etrafındaki sosyal destek, kişinin hastalık etkenine yüklediği gizli ya da açık anlamlar zihinsel süreçlerin şiddetini belirlemektedir. Bu noktada ailenin hastalığa yaklaşımı çocukların da kaçınılmaz olarak aynı tepkiyi vermesine neden olacaktır.

İnsanların çoğu bu hastalığa yakalanma ve ölme konusunda endişelidir. Ancak ciddi sayıda bir grup aile ve sevdiklerinin koronavirüse yakalanması kaygısını yaşıyor. Hayati olan bu kaygılara ek olarak ekonomik belirsizlikler, ilaç, hastane, yiyecek bulamama gibi kaygılar da zihinsel süreçleri olumsuz etkilemektedir. İnsanların bir kısmı verilen tepkinin aşırı olduğunu düşünürken aynı oranda bir başka grup insanların yeterince dikkatli davranmadığı eleştirisinde bulunuyor. Bütün dünyayı kasıp kavuran ve yaşamımızda köklü değişikliklere yol açan ve yol açmaya devam edecek bu salgında kaygı duymamak mümkün değil. Kaygı rahatsızlık verici histir. Ancak bu his kişiyi -sınavdan kalmamak için ders çalışmaya ya da aç kalmamak için çalışma gibi- yapılması veya -toplumsal kurallara uyulmadığında dışlanma gibi- yapılmaması gereken konularda adım atmaya yönlendirir. Bu açıdan faydalıdır. Ancak kaygı kişiyi yapılması gerekenlerden alıkoyacak kadar şiddetliyse, odaklanmada güçlük gibi sorunlara yol açıyorsa tedavi edilmelidir.

Covid-19 salgının yaygınlaşmasıyla sağlık politikaları gereği zorunlu olarak ev ortamında izolasyon gibi uygulamalar başlatılmıştır. Ancak bu dönemde çocukların eğitim ve öğretim süreçleri dışında kalan psikolojik zorlukları ihmal edilebilmektedir. Bu durumun kısa ve uzun vadede olumsuz etkileri olacağı kesindir. Çocukların covid- 19 pandemisi gibi dış stres etkenlerine daha duyarlı ve savunmasız olduğu bilinmektedir. Çocukluk çağı deneyimlerinin erişkin hayatın her alanında etkisi vardır. Çocukluk çağında yaşanan bu streslerin ciddi bir şekilde değerlendirilmesi sonraki yaşamlarındaki olumsuz etkilerden korunmasını sağlayacaktır. Uzaktan eğitim ve öğretim döneminde ev içinde yeni düzenlemeler yapılaması gerekmiştir. Ancak bu yeni düzenin dengeli ve sürekli hale getirilebilmesi güçtür. Bu durumu güçleştiren aile içi şiddet, ihmal ve istismar gibi faktörler de ihmal edilmemelidir. Bu yüzden müdahalelerin ailenin yapısına odaklanması ve sürdürülebilir olması önemlidir.

Herkesin böyle bir salgında kaygıduyması normaldir. Ancak bazı insanlarkaygılı kişilik yapısı gereği normaldendaha fazla tepki gösterebilir. Böyle birdurumda kişiye uyumu artırmaya yönelikterapide; korktuğu olayın gerçekleşmeolasılığı, olay gerçekleşirse bununla başaçıkıp, başa çıkamayacağı ve bu olaylailgili kaygılanıyor olmanın nasıl bir anlamıolduğu üzerine konuşulabilir. Sonuçtakişiye bir önlem alması gerekiyorsaalmayı, alabileceği bir önlem yoksakaygılanmanın bir yararı olmadığı,kaygıyı daha gerçekçi bir şekildedeğerlendirmenin yolları gösterilmelidir.

Anne ve babaların çocukların kaygılarını belirsizliği azaltarak ve çocukların yetebilme algısını artırmak için ilk adım salgınla ilgili bilgilendirme olmalıdır. Bilgilendirme çocuğun yaşı, zekası ve gelişim düzeyi dikkate alınarak yapılmalıdır. Bilgilendirme için öncelikle çocuğun rahat soru sorabileceği bir ortam (çocuk yemek yerken, ders çalışırken veya oyun oynarken değil) oluşturulmalıdır. Sorular dürüstçe yaşına uygun bir şekilde cevaplanmalıdır. Yetişkinler çocukların rol modeli olarak covid-19 salgını ile ilgili konuşmalarına ve tepkilerine dikkat etmelidir.

Covid-19 salgınının bir virüs hastalığı olduğu, pek çok kişinin hastalığa yakalandığı ama büyük çoğunluğunu durumunun iyi olduğu, çocukların hasta olma (PCR testinin pozitif olması değil, semptom göstermesi) ihtimalinin düşük olduğu, hasta olsalar bile hafif belirtilerle bu hastalığı atlattıkları ama buna rağmen temizliğe dikkat etmelerinin önemli olduğu anlatılmalıdır. Çocukları abartılı ve dehşete düşürücü televizyon ve sosyal medya haberlerinden uzak tutmalıdır. Sosyal medyada yazılan ve anlatılan her şeyin doğru olmadığı konusunda uyarılmalıdır.

Bu dönemde özellikle sağlık çalışanları olmak üzere aileler olmak üzere eve geldiklerinde her zamankinden farklı davranmalarını (öpmemek ve sarılmamak gibi) endişelendirmeden gerekçeleriyle açıkça anlatmalıdır. Gerçekdışı ikna çalışmaları (etraflarında hastalık olmayacağı gibi) yapılmamalıdır. Okulların kapalı olmasının nedenini diğer insanlara faydalı olabileceği şeklinde açıklanmalıdır.

Çocukların düzenli bir günlük rutini oluşturulmalı ve olabildiğince korunmalıdır. Özellikle sabah kalkış saatleri tatil günlerinde bile aynı saat olmasına dikkat edilmesi uyku problemlerinin önüne geçilmesini sağlayacaktır. Böylece sabah geç kalkan ve gece uykusuzluk çeken bir çocuğun online oyunlarla daha da uykusuz kalmasının önüne geçilebilecektir. Sabah erken ve aynı saatte kalkıyor olmak bu kısırdöngüyü engelleyecektir.

Evde olmak çocuklar için rahatsız edici bir durum olduğu için her gün uygun bir zaman dilimi belirleyip ev içinde fiziksel aktivite ve hijyene dikkat eden 30-60 dakikalık yürüyüşler kaygıyı azaltmada çok etkili olacaktır. Ev içinde yemek saatlerinin düzenli olmasına dikkat edilmelidir. Çocukların yaşına uygun olarak ev işlerine katılımı sağlanabilir. Aile içinde birlikte film izlemek, oyun oynamak gibi faaliyetler ihmal edilmemelidir.

Zorunlu olarak telefon, tablet, bilgisayar kıskacında kalan çocuklara ders ve diğer sorumluluklarını yerine getirdikten sonra ilgilenebileceği resim, müzik, fotoğrafçılık gibi konularla ilgili online eğitimler ve ücretsiz içerikler bulunması çocuğun süreci olumlu atlatmasına katkı sağlayacaktır.

Çocukların çok sıkılıyor ve uzaktan eğitimde dersi dinleyemiyor olma durumlarında dersi anlamaya çalışmaması ve sadece o saat için orada bulunmasının bile yeterli bir çaba olacağının söylenmesi kaygısını azaltacaktır.

Sınıf arkadaşları ve öğretmenleriyle sesli ve görüntülü iletişim kurmaları sağlanmalı ve desteklenmelidir. Bütün bu önlemlerle birlikte çocuğun belirsizlikle başa çıkabilmesi, kaygıyı yönetebilir olması ve kendine yetebilir olma hissi gelecekteki yaşamında da ona çok değerli katkılar sağlayacaktır.

06 Ocak 2021
102 kez görüntülendi

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Ziyaretçilerimiz tarafından yapılan yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN

Bu konu hakkındaki görüşünüzü belirtmek ister misiniz?