Site Rengi


Nurdane Nine Anlatıyor

NURDANE NİNEMİZ, ÇOCUKLUĞUNDA OYNADIĞI OYUN VE OYUNCAKLARI ANLATIYOR

88 yaşında, ev hanımı olan Nurdane ninemiz; 3 çocuk, 6 torun ve 6 torun çocuğuna sahiptir. Torun ve torun çocuklarıyla birlikte olmaktan, onlarla oyun oynamaktan çok mutlu olduğunu belirten ninemizle, çocukluğunda oynadığı oyunlar ve oyuncaklar hakkında kısa bir söyleşi yaparak, geçmişin penceresini araladık.

Nurdane nine bize hatırladığın kadarıyla biraz çocukluğundan bahseder misin?  Nasıl bir çocuktun?

Aslında kendimi bildim bileli ben hep iş yaptım yavrum. Annem beni doğururken ölmüş, babam da beni teyzeme bırakıp gidince, oda fakirlikten, beni evlatlık vermiş. Evlatlıkta denemez ya, bir besleme de diyebiliriz. Ben çocukluğumda oyun oynamayı çok severdim. Ne zaman oyun oynasam, kızarlardı ve beni işimin başına gönderirlerdi. Bazen kızmasınlar diye sadece oynayan çocukları izlerdim. Kendimi onların yerine koyup, oynadığımı hayal ederdim. Bu yüzden çoğunlukla ev işi yaptığım için çocukluğumu doyasıya yaşayamadım. Yanlarında yaşadığım ailenin zengin akrabalarının, benimle yaşıt kızları vardı. Onlar geldiğinde, bazen  onunla oynamama pek bir şey demezlerdi. Bende onların gelişini dört gözle beklerdim.

Çocukken hangi oyunları oynardın?

Evcilik  oynamayı çok severdim. Yemek yapmak, bebeğin karnını doyurup uyutmak, anne olmak hoşuma giderdi.

Çocukken oyunlarını nerede oynardın?

Yanlarında yaşadığım ailenin bağ evi vardı. Oraya gittiğimiz zaman, açık alanda, fırsat bulursam oynardım

Oyunlarını oynarken hangi materyalleri (araçları) kullanırdın?

Bizim şimdiki gibi öyle çok çeşitli eşyalarımız olmadı. Tabi birde yoksulluk vardı. Alım gücü azdı. Çocuklarını mutlu etmek için oyuncak almayı çok düşünmüyorlardı. O yüzden bulduğumuz örtüler, ipler, ağaç dalları, yapraklar, bez parçaları, taşlarla oyun kurardık.

Nurdane nine hiç oyuncağın oldu mu? Hangi oyuncağın oldu?

Nerdeee… öyle oyuncak yoktu ki. Zengin ailelerin çocuklarının olurdu, oda yurtdışından gelirdi. Ben kendime çaputları, iple sararak bebek yapar, onunla oynardım. Ama zengin akrabamızın kızı geldiğinde, ya da biz gittiğimizde, onun böyle uzun saçları olan taş bebekleri ve beşiği vardı. Onlarla oynamak, o oyuncaklara dokunmak çok hoşuma giderdi. Yani sizin anlayacağınız, başkasının oyuncağı denk gelirse oynardım.

Nurdane nine hiç çocuklarınızla ve torunlarınızla oyun oynadınız mı?

Çocuklarımla oyun oynayamadım. Çünkü geçim sıkıntısı, ev işleri derken meşguliyet fazlaydı. Öyle şimdiki gibi her şey otomatik değildi. Her iş insan gücüne bakıyordu. Değil çocuklarımla oyun oynamak, oturacak zamanım bile yoktu. Torunlarımla ise pek oyun oynamak denemez ama, annelerinin işi olduğunda onları oyalamak için yanlarında otururdum. Daha çok onların oyun oynamalarını sağlardım. Onları çocuk parkına götürür ya da evin bahçesinde oyalansınlar diye onlarla birlikte dışarı çıkardım. Bazen de hep birlikte pikniğe giderdik. Ama şimdi hepsi büyüdü ve kendi çocukları var. Şimdi torunlarımı ziyarete gidiyorum. Onların çocuklarını görmek ve onlarla oyalanmak hoşuma gidiyor. Ama onların kurdukları oyunlar çok farklı, bir sürü oyuncakları var. Biz onun bir tanesine sahip değilken, onlar bu oyuncakların değerini pek bilmiyorlar. Oraya buraya atıyorlar. Daha bir oyunu bitirmeden, diğerine geçiyorlar. Zamane  çocuklarına yetişmek, onların dilinden anlamak çok zor. Aklım yetmiyor çünkü, bizim oynadığımız oyunlarını oynamıyorlar.

Çocuklarınıza, torunlarınıza ya da onların çocuklarına hiç oyuncak hazırladınız mı?

Çocuklarımın iyi kötü plastikten oyuncakları oldu. Onlar daha çok dışarıda bahçede oyun oynarlardı. Taşlar, lastikler, teller, misketler, gazoz kapakları, topları vardı. Arkadaşlarıyla birlikte oynarlardı. Babaları iğne vururdu. Ondan artan penisilin şişelerini temizler verirdim, onlarla oyun kurarlardı. Torunlarıma ve çocuklarına gelince de, onlara pek oyuncak yaptığım söylenemez. Çünkü onlar oyuncak alabiliyorlardı ve bir sürü oyuncakları vardı.  Ancak bazen beni ziyarete geldiklerinde canları sıkıldığında, evde ne varsa; fincanlar, kaşıklar, baş örtüleri, tabure, şemsiye, hatta bazen bastonumu, oyun kursunlar diye verirdim. Onlarla nasıl oynayacaklarını gösterirdim. Özellikle torunlarımın çocukları bu eşyalara çok ilgi gösteriyorlar, Hatta “-büyük anneme gidip onun oyuncaklarıyla oynayalım” diyorlarmış. Buda beni mutlu ediyor tabiî ki…

Nurdane nine şuan çocuk olsaydın, torunlarının çocuklarının, hangi oyuncaklarıyla oynamak isterdin?

Ben evcilik oynamayı çok severdim ama dediğim gibi doyasıya bir evcilik oynamadım. Şimdiki çocukların o kadar güzel evcilik oyuncakları varkiii…. Çeşit çeşit bebekleri, onların elbiseleri, bebek arabaları, çantaları, beşikleri, elektirik süpürgeleri, ütüleri, tencere tavaları hatta mutfakları… Oyuncak çamaşır makineleri bile var. Yok yok işte onların hepsiyle oynamak isterdim.

Nurdane nine çocuklara söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Anne babaları onları çok seviyor, ilgileniyor. Ne büyük bir kazanç onlar için. O yüzden   Ellerindekilerin kıymetini bilsinler. Zaman istesen de geri gelmiyor…

Nurdane ninemize, bu güzel sohbeti için teşekkür ediyor ve EÇED olarak sağlıklı, mutlu bir yaşam temenni ediyoruz…

HAZIRLAYANLAR :NUR ÖZYEŞER CİNEL –  ÜMMİYE KARATAY DİKMEN – AYNUR ÖZKAN

23 Mayıs 2020
144 kez görüntülendi

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Ziyaretçilerimiz tarafından yapılan yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN

Bu konu hakkındaki görüşünüzü belirtmek ister misiniz?